Sülüklü Göl Doğa Yürüyüşü

   Bir önceki “inanç ve takva” isimli yazımızın başında da telaffuz ettiğimiz gibi. Dağlara doğru attığımız her adım da Allah’ın adıyla tırmanacağız. Rahman olan rabbime şükürler olsun ki, doğayla buluşluk. Tabiatın büyüsünden kendimizi aldığımız her anda rabbimizin adıyla, şehadetiyle soluk alip verdik, yanımızda bize eşlik eden çaydan mataralarımıza su doldurduk, yamaçlardaki bitkilerin dalından yemiş kopardık yedik. Manzarya bakıp bir kez daha şükrettik. Her anımız bir mucize, her anımız bir ilim. Şöyle bir dönüp baktım arş-ı semaya, rüzgar esiyor, sis çöküyor, kuşlar sanki bizim geleceğimizi duymuş gibi şarkılar söylüyor. Ayaklarımın altından akıp giden çamur. Sanki bir şeyler söylüyor. Haydi durma! Daha göreceğin ve şükredeceğin onca şey varken durma! Dağlara bakarak yürü! Bil ki onlar insanoğlu için yaratıldı. Şükret ve yürümeye devam et.

Sülüklü Göl Milli Parkı

  İstanbul’dan aracınızla çıkmanız halinde sizi bekleyen 170 km’lik yolu bitirmeniz gerekiyor. 30 kuruş yakan araçınızla bu mesafeyi 100 tl’ye gelebilirsiniz. Yolu kısaca tarif etmek gerekirse. Pendik istikametinden Ankara’ya doğru e-80 karayolu üzerinden sırasıyla Gebze, Kocaeli, Sapanca gölü, Akyazı ve son olarak Dokurcun köyüne kadar gelmeniz yeterli olacaktır. Dokurcun köyü çıkışına kadar yoldan devam edin. Sağa ayrılan sapağın başında Sülüklü göl tabelası sizi karşılayacaktır. Yine sağınızda yaklaşık 10 mt yüksekliğinde büyük kayayıda göreceksiniz ve buradan sonra yol mıçır ve ardından tepeye doğru giden 9 km’lik toprak zemin olarak değişecektir. İster yürüyün istersenizde 9 km sonra aracınızı gölün girişinde müsait bulduğunuz bir yere park edin.

  Yol boyunca size eşlik eden çayın farklı manzaraları, ağaçların ve bitkilerin çeşitliliği doğa severleri büyülecektir. Yol üzerinde açıktıysanız 2 adet alabalık tesisinden balık yiyebilirsiniz. Yada bizim gibi yanınıza aldığınız besinler karnınızı manzara eşliğinde doyuracaktır. Doğa yürüşleri sırasında standart mekanlara girip yemek yemeği seven biri değilim. Çünkü o mekanlarında şehir merkezindeki restorantlardan farkı yok. Zaten doğa yürüşü yapmaya çıkmışsınız siz halen kredi kartı kullanıyorsanız aslında doymamış olursunuz. Bizim için doymak sadece besin tüketmek değil. O esnada çimenlere uzattığımız ayaklarımız, sırtımızı yasladığımız çam ve kayın ağaçları, kuş sesleri bizim için asıl doyum noktası oluyor.

Gölden kısaca bahsetmek gerekirse,

Sülüklü göl uzmanların yaptığı incelemeye göre yaklaşık 3 asır önce 1703 yılında oluşmuştur. Göl oluşurken tektonik hareketler sonucunda toprak alan çökmüştür.  300 yıl öncesine kadar tavşansuyu deresinin yolu oluyormuş. Oluşan heyelanla birlikle tavşansuyunun yolu kesiliyor ve zamanla göl oluyor. Gölün büyüklüğü 60 hektar. Daha sonra insanlar bilinçsizce bu göle balık atıyorlar. Balıklarda sülükleri yiyor. Şuan sülüklerin yaşamadığı biliniyor. Her mevsimde görülesi bir mevkii. Kış zamanı yağan karda yada siste her anı farklı ışık haleleri ve farklı tonlarda olan ağaçlarıyla sizleri kendine çekiyor. Bölgede 40 mt ve üzeri çam ağaçları, kayın ağaçları yol boyunca size eşlik ediyor.

  Gölde yüzmek ve balık tutmakta yasaktır. Av mevsiminde ağaçlık bölgede gitmemeye özen göstermenizide tavsiye ederim. Bu bölgeyi bir günde gezmeniz biraz zor. Çünkü göle tepeden bakan 1000 küsür metrede birde yaylası var. O bölgeleride ilerleyen zamanda turlamayı düşünüyoruz.

Lüften doğada bulunduğunuz sürece organik olmayan tüm çöplerinizi yanına aldığınız bir poşete doldurun. Şehir merkezlerindeki çöp konteynerlarına atın. Bize verinlen bir dünya var kıymetini bilin. Dünya bizim evimiz. Evinizin koltuğunda otururken yere sigara atıyormusunuz? Çöplerinizi yatağın altına atıyormusunuz?

Tur boyunca beraber yürüdüğüm Soner abiyede katkılarından dolayı teşekkür ederim. Kendisinden öğreneceğim çok şey var…

Tur haritası

Tur Fotografları

https://flic.kr/s/aHsk8YPKSH

Tur Videoları

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir