Kurna köyü, Kurtköy bisiklet turu

Hiç planda yokken ve evde oturmaktan sıkışmışken şöyle bir hava alayım, iki tur atayımda açılayım diye sırt çantamı topralardım, kıyafetlerimi giydim ve dışarı çıktım. Sonra bir bakarım ki Kurtköy’deyim. Hayatımın en rezil turlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Sol yanımda İstanbul-Ankara tem karayolu, içinde bulunduğum Sultanbey’nin falanca caddesinde pedallarken bir yandanda düşünüyorum. Sultanbeyli’ye ne olmuş, en son bilmem kaç sene önce transit geçtiğim kuş uçmaz, kervan geçmez. Sultanbeyli olmuş bir tarabya ne bileyim bir bebek vs. büyük saat kuleleri, meydanlarda büyük fıskıyeli havuzlar, geniş ve düz kaldırımlar, avm’ler ( bu arada avm’lere karşı yoğun fobim var. Al ve kaç tarzıyla mecburen giriyorum). Pazar günü olması sebebiyle iğne atsan yere düşmeyecek pozisyonda. Gürültü patırtı, kalabalık vs. kaç abi kaç daha hızlı çevir pedalı at kendini ovalara, çam ormanlarına. Sonunda bir tabela görüyorum. Kurtköy için sola devam edin. Bir tabela daha, Kurtköy için sağa devam edin, sola, sağa, sola, sağa aynı yerde dönüyorum. Tabela cinnetinden sonra neyse ki yoldan geçen birini buluyorum. O birini bulmakta ayrı mücize hava 6 derece sisli, puslu yağışlı. Hemşerim bak burdan ahanda sola dönüyorsun sonra, sağa dönüyorsun, tekrar sola dönüyorsun. Sonunda gürültüden kurtulmuştum. Kurna köyüne vardım. 5-10 tane ev 1 muhtarlık binası, 1’de cami. Köy bu abi. 100 mt sonra köy bitiyor. Fazla fotoğraf çekemedim bütün köylü bana uzaylı görmüş gibi baktığı için duramadım. =) Fakaaaat köyün manzarasına diyecek yok alabildiğine boş tarım arazilerine ve göle bakıyor.

Eeee ne yapacağız. Açtım navigasyonu dedim kurtdoğmuş’a doğru gideyim bari. Geldiğim 7,5 km’yi tekrar döndüm. Kurtdoğmuş’a varamadan geri döndüm. Niye mi? Aşağıdaki resimde kısmende olsa anlatmaya çalıştım (resim-1). Kurna köyünden Kurdoğmuş’a gitmek için U çiziyorsunuz. Geldiğim istikameten tekrar dönmeyi seven biri değilim. Haritada Kurtdoğmuş köyündeki gölün üzerinde bulunan. Köprüden devam eder oradanda yoluma bakarım düşüncesiyle devam ediyorum. Bir ara huylandım ve yoldan geçen bir abiye ilerdeki köprünün durumunu sordum. Abim reno 12 aracınının içindeyken ,bacaklarının arasına koymuş birasını gülerek diyor ki. Orası baraj evlat ve barajda kapalı. İstersen yüzerek geçebilirsin. Kendisine teşekkür ediyorum. Ve en yakın ormana usulca giriş yapıyorum. 45-50 dk kuş, kurt ve çamların çıkardığı sesler altında yiyeceklerimi atıştırıyorum. Ve zorlada olsa geldiğim istikamete doğru tekrar devam ediyorum. Yolda köpecikler kovalıyor, bağırıp çağırıyorlar. İçlerinde hakiki rottweiler, kangal, alman kurdu gibi köpekler var. Onlardan dahada köpek olan sahipleri sıkılmışlar ve araziye o güzelim köpekleri salmış gitmişler. Bir yandan onlara bakıp üzülüyorum bir yandan üç buçuk atarak son kadans pedal çeviyorum. Sonra gururuma yediremeyip tekrar dönüyor ve köpeklere bulaşıyor ve tekrar kaçıyorum. =) Şuan aklınızdan benim arızalı biri olduğumu düşünenleriniz var. Doğru bir örnekte olmayadabilirim. Ama şunu iyi biliyorum. Ben doğada özgürüm…

Not: Bu arada tura rezil dedim ama Kurtköy ve civari köylere atifta bulunmadım. Şehir merkezindeki yoğunluk ve karayolundan gelen sesten dolayı. Turum kötü geçti.

Öneri:

1. Kurtdoğmuş köyüne ve civar köylerine gitmek istiyorsanız. Kurtköy’e kadar pedal çevirmeyin zira yoğun gürültü, yolun durumu ve kalabalıktan usanabilirsiniz. Aracınızla gelip bir otoparka park edip bisikletle devam edin.

2. Yanınızda atıştırmalık ve su bulundurun kurtdoğmuşa kadar hiçbir şey yok.

Yol durumu:

1. Kurtdoğmuş’a kadar yollar cirlop gibi. Yalnız emniyet şeridi yok, sadece cizgisi var. Arkadan gelen araçlar ve sizin için sıkıntı oluyor.

2. Toplamda 4 yada daha fazla %5 eğimi olan ve toplamda 1 km lik aralıklı rampalar var. Paylaştığım haritada yükseltileri görebilirsiniz.

 

Video

https://www.youtube.com/watch?v=DE550oyL0gI

Foto Galeri

 https://flic.kr/s/aHsk4PvbAH

Resim-1

kurtkoy kurna
kurtkoy kurna

Harita

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir